Türkiye'nin Otomobili

Son yıllarda ülkemizde oldukça popülerleşen ve birçok firmayı etkisi altına alan milli üretim akımı otomotiv sektörüne yıllar sonra ciddi anlamda etki etmiş gibi görünüyor. Ekonomik anlamda oldukça çalkantılı bir dönem geçiren Türkiye Cumhuriyeti, otomotiv endüstrisinde tarihinin en büyük atılımlarından birini yapmaya hazırlanıyor. Tam anlamıyla yerli ve Türkiye pazarında aktif rol alacak bir araba üretmek! Aslında bu konu Türkiye'nin tarihinde ilk defa gündeme gelmiyor. Geçmişte bu fikrin en büyük örneklerinden biri Devrim Arabaları. İstenilen başarıya ulaşılamasa da ilk potansiyel 90’lı yıllarda görüldü. 2000’li yıllara gelindiğinde ise bu yeni projenin tohumları ilk olarak 2011 yılında atıldı. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan bu proje, o dönem Türkiye’deki güncel otomotiv piyasasında bulunan markaları rahatsız etmişti. Hatta bu durum en büyük otomotiv markalarından biri olan Ford’un Türkiye’den çekilme riskini ortaya çıkarmıştı. Sonraki yıllarda bu fikir popülerliğini kaybetmiş ve proje rafa kaldırılmıştı. Bu konu hakkında yıllar içerisinde ciddi bir adım atılmamış, ancak sürekli olarak belirli aralıklarla gündeme getirilmişti.

Sancılı İlk Adımlar

Yerli otomobil projesi fikrinin 2011 yılında ortaya atılmasından sonra, birçok alanda çağrıda bulunulsa da 5 yıllık süreç içerisinde herhangi bir somut adım atılamadı. Sadece fikir bakımından bazı planlamalar yapıldı. Bu planlamalar arasında proje kapsamında oluşan ilk fikirlerden biri üretilecek olan aracın benzinli veya dizel motor olarak bilinen içten yanmalı motor kullanacak olmasıydı. Aynı zamanda, araştırma birimleri proje kapsamında uzun menzilli elektrik konsepti üzerinde çalışacaklardı. Tüm bu fikirler kamuoyunda dolanırken, seneler 2016’yı gösterdiğinde ilk somut hamle gerçekleşti. 2016 yılının başlarında Türkiye Cumhuriyeti, İsveç menşeili Saab markasından 40 milyon Euro karşılığında 9-3 modelinin fikri mülkiyet haklarını satın almaya karar verdi. Bu hamlenin yapılmasındaki asıl amaç, Türkiye’ye yerli araç üretiminde temel bir başlangıç platformu ve 3 ila 5 yıl arasında zaman kazandırmaktı. TÜBİTAK projenin üzerinde çalışması için görevlendirildi. Platform üzerinde çalışılması için tırlarla prototip araçlar büyük bir gizlilik içerisinde Türkiye’ye getirildi. Ancak, ne yazık ki sonuç beklendiği gibi olmadı. TÜBİTAK proje üzerinde zaman harcadıkça projenin hatalı olduğu ve projenin bu şekilde ilerlemeye uygun olmadığı ortaya çıktı. Sonuç olarak büyük beklentilerle satın alınan platform rafa kaldırıldı ve projede istenilen gelişme sağlanamadı. Yerli otomobil projesinin sıfırdan geliştirilmesi gerektiğine karar verildi.

Gelişim Sürecinin Başlangıcı

İsveçli Saab markası ile oluşturulan iş birliğinin istenilen sonuçları vermemesi üzerine yeni çözüm yolları aranmaya başlandı. Bu konuda en önemli gelişme ise 2016 yılının Mayıs ayında gerçekleştirilen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulu’nda yaşandı. Devletin yetkili makamlarının çağrısı ile TOBB’un yerli otomobil projesine dahil olması kesinleşti. TOBB ile oluşturulan iş birliğinden 5 ay sonra proje için yerli sanayi devlerinden oluşan bir konsorsiyum kurulması kararı alındı. Bu konsorsiyumun içerisine Anadolu Isuzu, BMC, Karsan, Turkcell ve Vestel gibi büyük markalar dahil oldu. Oluşturulan konsorsiyum ile Türkiye’nin Otomobili Projesi Ortak Girişim Grubu İşbirliği Protokolü imzalandı. Böylece, Yerli Otomobil Projesi ismi yerini Türkiye’nin Otomobili ismine bıraktı. Bu anlaşmadan sonra Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu tüm hızıyla çalışmalara başladı. Çalışma sürecinde bugüne kadar birçok önemli gelişme yaşansa da bunlardan en büyüğü Pininfarina gibi dünyanın en ünlü ve önemli otomotiv tasarım şirketlerinden birinin projeye dahil olması oldu. 1930’lardan beri Ferrari, Lamborghini, Alfa Romeo, Fiat, Cadillac ve Volvo gibi birçok dünya devinin tasarımlarını oluşturan şirket TOGG ile iş birliği yaparak tasarım sürecine dahil oldu ve Türkiye’nin Otomobili Projesi’nin tasarımını yapmayı kabul etti. Sonraki süreçte aracın özellikleri arasında yapılan en önemli değişikliklerden biri de kullanılacak yakıt ve motor türü oldu. Projenin ilk aşamalarında içten yanmalı motorlar ön planda olmasına rağmen günümüz dünyasında değişmekte olan enerji kaynağı trendi ve katı emisyon kuralları üretilecek aracın tamamıyla elektrikli olmasını sağladı.

Merakla Beklenen Proje Tanıtıldı

Tüm bu hazırlık ve planlama sürecinden sonra Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun resmi Twitter hesabından yaptığı duyuruda 27 Aralık’ta tanıtılması planlanan yerli otomobilden ilk kare paylaşıldı. Paylaşılan görselde sadece aracın ön farlarının ışığı görülebilirken, ilerleyen süreçte tasarım hakkında ufak detaylar paylaşılmaya devam etti. Nitekim detaylar takip edilip, tahminler yürütülürken 27 Aralık gelip çattı. Geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin Otomobili ilk defa Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Bilişim Vadisi’nde tanıtıldı. “Yeniliğe Yolculuk Buluşması” etkinliğinde gerçekleşen tanıtıma TOGG Yönetim Kurulu üyeleri, TOGG çalışanları ve birçok önemli iş insanı katıldı. Cumhurbaşkanı dahil devletin üst düzey yöneticileri de tanıtımda bulunan isimler arasındaydı. Aracın tanıtımı oldukça görkemli bir şekilde yapılırken aracın teknik detayları kamuoyu ile ilk defa paylaşıldı. Tanıtımda sürpriz bir şekilde gelecekte üretimi planlanan Sedan modelin bir prototipi de kamuoyuna sunuldu.

Türkiye’nin Otomobili Neler Sunuyor?

Peki merakla beklenen Türkiye’nin Otomobili kullanıcılarına neler sunuyor? Tanıtımda yapılan sunumda, aracın sahip olduğu teknik özelliklerden gelecekteki hedeflerine kadar birçok konuda açıklama yapıldı. Öncelikle aracın tasarımını ilk defa tam olarak görme şansı bulduk. Araç C Segment bir SUV olarak tasarlanmış. Altında ünlü Pininfarina tasarım şirketinin imzası bulunan araç tasarımı, oldukça klas ve modern görünüyor. Şu anda sadece bir konsept olsa da vadettiği potansiyel ile gelecekte birçok büyük markaya rakip olabilecek kapasitede. TOGG’un oluşturduğu gelecek planlarına göre toplamda beş adet model üretilmesi planlanıyor. Teknik detaylara gelecek olursak, araç oldukça yenilikçi ve kullanışlı özelliklere sahip. Öncelikle segmentinin en uzun aks mesafesine sahip olan araç, aynı zamanda segmentinde en geniş iç hacme sahip olacak şekilde tasarlanmış. Buna ek olarak, araçta bulunması planlanan bir başka özellik ise Holografik Asistan. Hedeflenen üretim tarihinin bir yıl sonrasında, yani 2023 yılında dünyada ilk kez Türkye’nin Otomobili’ne dahil edilmesi planlanan Holografik Asistan teknolojisi sayesinde sürücü klasik iki boyutlu ekran teknolojisi yerine üç boyutlu sanal gerçeklik teknolojisini kullanacak. Böylece, sürücünün sistemden alacağı verim artırılarak sürüş konforu ve güvenliği artırılacak. Doğuştan elektrikli modüler platforma sahip olması planlanan otomobil, iki motor seçeneği ile kullanıcılara sunulacak. İlk motor seçeneğinin 200 beygirlik bir güç ile 0’dan 100’e 7,6 saniyede çıkması beklenirken, ikinci motorun 400 beygirlik bir güç ile 0’dan 100’e 4,8 saniyede çıkması bekleniyor. 300+ veya 500+ kilometre menzil opsiyonlarından birini seçebilecek olan kullanıcı, hızlı şarj özelliği sayesinde 30 dakikadan kısa sürede aracın pilini %80 doluluğa ulaşacak şekilde şarj edebilecek. TOGG, 2020 yılında Türkiye üzerindeki elektrikli şarj istasyonlarını tamamlayarak otomobilin ihtiyaç duyduğu altyapıyı sağlamayı planlıyor. Böylece kullanıcılar araçlarını ister ev veya ofislerinde, isterlerse yol üzerinde kolaylıkla şarj edebilecekler. Sahip olduğu tam elektrikli platform sayesinde %0 emisyon oranı ile çevreye katkı sağlamayı amaçlayan otomobilin sahip olduğu geri kazanımlı frenleme özelliği, aracın menziline %20’ye varan bir katkı sağlıyor. Son olarak, kullanıcı güvenliğinin en üst seviyede olması için özenle oluşturulan gövde yapısının Euro NCAP testlerinde beş yıldız alması hedefleniyor.

Nerede Üretilecek?

TOGG uzun planlamalar sonucunda Türkiye’nin Otomobili’nin üretileceği fabrikayı Bursa’da kurma kararı aldı. Gemlik’te TSK’ya ait bir arazide kurulacak fabrikada yıllık üretim kapasitesinin 175 bin adet araç olması planlanırken, 4 bin 300 kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor. Tesise yapılacak sabit yatırım tutarının 22 milyar lira olması bekleniyor. 

 

 

 

Yorumlar

  1. İlk yorumu sen yap...

Yorum