Yıl içerisinde çeşitli zamanlarda “Akaryakıt fiyatları düştü!” ya da “Akaryakıt fiyatlarına zam geldi!” gibi yazılar medyanın haber başlıklarını süsler. Sürücüler de bu fiyatların seyrine göre zaman zaman akaryakıt istasyonlarına hücum edip kimi zaman da araçlarındaki akaryakıtı idareli kullanmaya çalışırlar. Piyasalarda akaryakıt fiyatlarındaki değişim çoğu zaman farklı etkenlere bağlansa da bu fiyatın oluşmasında uygulanan aşamalar az çok belirlenmiştir. “Akaryakıt fiyatları neye göre belirlenir?” adlı yazımızda da bu oluşum sürecine göz atarak akaryakıt fiyatlarının belirlenmesindeki detayları göreceğiz.

Öncelikle akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde değerlendirme içerisine alınması gereken en önemli detay Serbest Fiyatlandırma Sistemi’dir. Petrol Piyasası Kurumu tarafından 2005 yılında alınan karar ile beraber geçiş yapılan Serbest Fiyatlandırma Sistemi, piyasada akaryakıt dağıtımı yapan tüm şirketlerin depo satış fiyatının yanı sıra bayilerdeki satış fiyatlarını tavsiye edilen limitler içerisinde tavandan veya o anki şartlara göre değiştirebilmesine olanak tanır. Böylece şirketler fiyatlandırmalar konusunda limitler çerçevesinde özgür kalırlar.

Ancak, bu sistem tüm bu süreci açıklamaktan ziyade işleyişin düzeninin nasıl sağlandığına yönelik bir ipucu veriyor. Arka planda işleyen sürecin tamamı ise biraz daha karmaşık. Bu sürecin en başına odaklanacak olursak rafinerilere göz atmamız fayda sağlayacaktır. Hepimizin bildiği gibi üretilen yakıt dağıtım istasyonlarından önce bazı yerlere uğrar. Bu yerlerden ilki de rafinerilerdir. Yakıtın rafineriye gelmesi ile değerlenme süreci başlar. Rafineriye gelen yakıtın ham yani gümrüksüz fiyatı ithal edilen bölge (yani CIF Akdeniz) fiyatlandırması ile belirlenir. Sonraki aşamada “Rafineri Satış Fiyatı” adı verilen fiyatlandırma uygulaması oluşur. Bu fiyat Enerji Piyasası Kurumu Payı (EPDK) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yakıt fiyatına eklendikten sonra ortaya çıkar.

Rafineri satış fiyatının belirlenmesinden sonra yakıtı satın alarak dağıtımını yapmak isteyen dağıtım şirketi bu fiyatlandırmaya belirli limitler doğrultusunda müdahale eder. Yakıtı satın alan marka farklı alanlardaki masraflarını karşılamak için yakıtın rafineri satış fiyatı üzerine kâr marjı ve oluşacak servis ücretini ekleyerek “Depo Satış Fiyatı” adı verilen ücretlendirmeyi oluşturur.

Son olarak belki de sürücüleri en çok etkileyen ve insanlar için en önemli olan kısım olan Akaryakıt Pompa Satış Fiyatı oluşturulur. Bu fiyatlandırma oluşturulurken dikkate alınan ölçütler ise elde edilen yakıtın dağıtımında oluşacak dağıtım ve nakliye masraflarıdır. Bu masraflar elde bulunan satış fiyatına eklenerek yakıt piyasaya sürülür. Farklı bölgelerdeki akaryakıt istasyonlarında görülen yakıt fiyatı değişimleri de bundan kaynaklıdır.

Alfa Romeo
Aston Martin
Audi
Bentley
BMW
Bugatti
Cadillac
Chevrolet
Chrysler
Citroen
Dacia
Daihatsu
Dodge
DS Automobiles
Ferrari
Fiat
Ford
Geely
Honda
Hummer
Hyundai
Infiniti
Isuzu
Jaguar
Jeep
Kia
Koenigsegg
Lada
Lamborghini
Lancia
Land Rover
MAN
Maserati
Mazda
McLaren
Mercedes Benz
Mini
Mitsubishi
Nissan
Opel
Pagani
Peugeot
Porsche
Renault
Rolls-Royce
Seat
Skoda
Smart
SsangYong
Subaru
Suzuki
Tesla
Toyota
Volkswagen
Volvo




Yorumlar
İlk yorumu sen yap...